Kategoriler
Uncategorized

Diyabet Tedavisi

Şeker hastalığı (diyabetes mellitüs) dünyada 500 milyondan fazla insan bu hastalığa yakalanmaktadır, yakın zamanda her iki yetişkinden biri şeker hastası olacaktır.

Diyabet Hastalığında Diyet

Şeker hastalığı modern dünyada en yaygın hastalıklardan birisidir.
Kanımızda ( glikoz) şeker maddesi aralıklı veya sürekli yüksek olduğu müddetçe vücudumuzda devam eden yangı (enflamasyon) oluşmaktadır, hücrelerimiz ve organlarımız bu enflamasyonu yatıştırmak için çok ciddi çabalar sarf eder ve eser elementleri, vitaminler, enzimleri ve co- enzimlerin ve minerallerin depolarını bitirir.
Kandaki yüksek glikoz oranları pankreas bezesini sürekli insülin üretimi ve salgılanmasına neden olmaktadır, bu durum yıllarca devam ettiği için pankreası yorar ve üretim kapasitesini bitirir.
Ayrıca vücudumuzdaki metabolizma kanda yüksek olan glikozu bertaraf etmek için ciddi bir mücadele vermektedir. Glikozun büyük kısmını salgılanan insülin hücre içine transfer eder, hücre içi ihtiyaç fazlası glikoz yağ olarak yağ hücrelerine gönderir ve depolanır, göbek çevresinde ve kalçalarda yağlanma ve aşırı kilo (obezite) görülür. Bir kısmı da orta ve ince damarların duvarında birikir ve damar sertliğine ve mikroanjiopatiye neden olur. Kısacası metabolik sendrom adı verdiğimiz patolojik durum meydana gelir.
Sonuç olarak hızlı yaşlanma, organların yetersiz kanlanması, hücrelerin yetersiz beslenmesi ve sürekli enflamasyon olayı hücrenin içindeki DNA ve RNA yapımıda bozulmaktadır, uzun süren bu süreç sonucunda kanser hücreleri tetiklenmektedir.
Zira kanser hücrelerinin ana yakıt kaynağı şekerdir biz karbonhidratlı gıda tükettiğimiz müddetçe bu tür hücreler çoğalır ve etraf dokulara saldırır.
Şeker hastalığı tanısı konulduğu zaman bu hastada en az 5- 10 yıldır pankreas bezesi zorlanmış ve bardağı taşıran son damla olarak şeker hastalığı tanısı konulmuş olur bu ne demek; kanda yıllarca aralıklı ve geçici aşırı glikoz yükselmeleri meydana gelmiş sonuç olarak hasta diyabet hastası dediğimiz anda farkında olmadan yıllarca şeker hastası olarak yaşamış bulunmaktadır. Bu nedenle önemli organlarımzın kılcal damarları tıkanmış olur beslenmesi bozulmuş ve teşhis konulmadan organlarımız yaşlanmış durumda olacaktır.
Böbrek, kalp, beyin ve diğer organların kılcal damarları tıkanacaktır sonucunda fonksiyonlarında aksama olur sonrasında çok hızlı yaşlanma olur beyin fonksiyonları yavaşlar hafıza yeteneğinin azalması, depresyon, panik ataklar, bitkinlik, uykusuzluk veya sürekli uyku hali, hücre içi ciddi vitamin mineral eksiklikleri ortaya çıkar el ve ayaklarda uyuşukluklar, yanmalar, iyileşmeyen yaralar, mantar oluşumu, aynı zamanda tüm kronik hastalıklara zemin hazırlar.
Bağışıklık sistemi bozulur, fonksiyonlarını yitirir; sonucunda otoimmün hastalıkları tetikler.
Şeker hastalığının ana nedeni aşırı karbonhidrat tüketimidir, nişastalı gıdalar, paketli hazır gıda tüketimi, içerdikleri katkı ve koruyucu maddeler ve çevresel toksinlerdir. Diyabetle en etkin mücadele kişiye özgü diyet programına katı suretle uymakla olur.
Bu hastalığın klasik tedavisinde genellikle antidiyabetik ilaçlar kullanılıyor. Zira bu ilaçlar şeker hastalığını hiçbir zaman tek başına iyileştiremez hastalık zamanla ilerler sonunda insülin tedavisine başlanır buda kaçınılmaz sondur
Bu hastalığın asıl tedavisi doğal yöntemlerle beslenme, mikrobesinler, vitaminlerin yerine konması ile doğru ve sağlıklı yaşam stili ile vücudu yeniden canlandırma, vücuttan toksinleri uzaklaştırma ile tam şifa sağlanır.

Kategoriler
Detoks Fonksiyonel Tedavi

Detoks Ne Demek

Detoks, vücudumuzdaki toksinleri ve zararlı atıkları bertaraf etme işlemidir.
İnsanoğlu modern dünyada yaşarken eski zamanlara oranla çok çeşitli toksinlere maruz kalmaktadır.
Günümüzde yeni doğan bebeklerin kordon kanlarında 600 -700 çeşit toksik maddeye rastlanmaktadır. Doğumdan hemen sonra toksinlerle temas artarak devam etmektedir. Kirli hava, gıdalardaki katkı maddeleri, araba ve fabrikalardan çıkan zehirli atıklar, ağır metaller, ev temizliğinde kullanılan kimyasallar, duvar boyaları, vernikler, petrol ürünleri, su içerisinde olan ağır metal ve toksinler hayatımızın her anını kuşatmaktadır.
Hücrelerimiz sürekli bu tür toksinlerle ve atıklarla mücadele etmektedir.
İlk ayıklama işlemleri bağırsağımızda başlar sonra karaciğer ikinci savunma organıdır.

Karaciğer en önemli detox yapan organdır. Zamanla bu görevi yerine getiremeyince “karaciğer yağlanması” olur ve sonuçta atık ve toksik maddeler kana karışır ve dolaşım yolu ile beyne, eklemlere, damarların duvarına, kemik iliğine ve diğer organlarda birikime neden olur. Biriken zehirlerden dolayı hücre içi sürekli devam eden mücadele yangıya (enflamasyona) neden olur. Bunun sonucuda gelişen başlıca hastalıklar: Kronik yorgunluk, fibromiyalji, hormonal bozukluk, kısırlık, sinir sistemi bozuklukları, kas hastalıkları, allerjik hastalıklar, otoimmün hastalıklar, kireçlenme, damar sertliği, şeker hastalığı, romatizmal hastalıklar hızlı yaşlanma ve kanser oluşumu.
Eğer hücrelerdeki ve vucudumuzdaki detox sistemi yetersiz kalırsa hastalıklar meydana gelebilir.
Detox işlemleri bilinçli, organize ve sistematik biçimde bağırsak, karaciğer, böbrekler, lenfatik sistem, deri, solunum ve nefes yolu ile yapılır. Bu işlemleri yaparken hücreleri destekleyecek mikro besinler ve elementler verilir.

detoks
Kategoriler
Fonksiyonel Tedavi

Fonksiyonel Tedavi

Hastalıkların​​ köküne inip vücudu bir bütün olarak ele alan bir tedavi yöntemidir.

Fonksiyonel tıp tedavi yöntemi, Vücudu bir bütün olarak kabul eden;  kök hücreden, hücreye, hücrelerden dokulara, dokulardan organlarımıza ve organların koordinasyonlu çalışma sisteminin içindeki bozuk olan halkaları düzelten ve iyileştiren bir tedavi yöntemidir

Op.Dr.Ahmerd PAMUKCU

Kronik hastalıkların asıl nedenine inecek olursak aldığımız zararlı besinler, içindeki katkı maddeleri ve çevredeki maruz kaldığımız toksinlerden dolayı sindirim sistemimizdeki mikrobiyota yapı, iç yüzey hücre yapılarını ve koordine olarak salgılanan enzimatik sistemi bozmaktadır, 

Cistus – Laden – Antiviral Bitkiler

Savunma sistemin birinci basamağı bozulunca sıra ikinci basamak olarak karaciğer.  Karaciğer aşırı yük yüklemek işlevini aksatır ve toksinleri temizleyemez ve kanda olan toksik maddeler dolaşım sistemi ile tüm organlarda birikir ve işleyişlerini gün be gün bozacaktır. Bu da kronik hastalıkların ve kanseri başlıca sebeplerindendir.

Vücudumuzu bir fabrika olarak düşürürsek fabrikada üretilen ürünlerin kalitesi ham maddelerin kalitesine bağlıdır. Bu nedenle ağzımızdan sindirim sistemimize aldığımız her besin veya madde özenle ve bilinçli olarak seçilmelidir.

Hücrelerimizin içindeki küçük organellerde eksik mikro besinleri ve bozuk olan çalışma sistemini tespit edip yeniden canlandırıp hastalığa sebep olan temel faktörleri ortadan kaldırarak vücudun tekrardan orjinal haline (fabrika ayarına)  getirmeyi amaçlamaktadır. Klasik tıp tedavisi kronik hastalıkların sadece belirtilerini geçici olarak yatıştırmaktadır asıl hastalığı nedenini hiçbir zaman tedavi etmemektedir ve hastaları sürekli ilaca bağımlı hale getirmeyi amaçlamaktadır.